“Durumumuz Hiç İç Açıcı Değil Fakat Bir Umut Var”

“Durumumuz Hiç İç Açıcı Değil Fakat Bir Umut Var”

 

Taşıma sektöründe de önemli faaliyetleri olan Ökten’i ziyaret etmezsek, turumuzun eksik kalacağını düşünüyoruz ve kendisine ziyarette bulunuyoruz.

 Mahmut Bey, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

As Yapı Şirketler Grup olarak yaklaşık 20 yıldır gerek lojistik, gerekse üretim ve ihracat alanlarında faaliyetteyiz. Yapı kimyasalları, beton üretim tesisleri, petrol istasyonları gibi faaliyetlerimiz de mevcut. Habur Sınır Kapısı’nın hemen yanı başında olmamız ekonomik olarak bir avantaj sağlasa da, bölgede yaklaşık yedi yıldır süre gelen sıkıntılar bizi oldukça etkiledi.

Silopi’ye ‘Tekstil Kent’ Projesi

Sizin iş adamı kimliğinizin yanı sıra bir de siyasi kimliğiniz var. Geçmiş dönemde Ak Parti milletvekili adayı oldunuz. Burada halkların bütünlüğü ve birbiri ile dayanışması açısından nasıl bir vizyonunuz var?

24 Haziran Seçimleri’nde Ak Parti Şırnak milletvekili adayı oldum. Son dönemde yaşanan çukur olayları ile bölgemiz çok büyük sıkıntılar çekti. Gerçekten bizim halkımız çok mazlum, çok değerli bir halk. Bunları hiç hak etmediğini düşünüyorum. Şu an hükümetimiz bölgemize çok büyük yatırımlar gerçekleştiriyor. Birçok evimiz yıkıldı, altyapılarımız yok oldu fakat TOKİ ile beraber devletimiz birçok konut yaptı. Cizre’de ve Silopi’de ciddi değişimler söz konusu. Bizim halkımızdan dileğimiz, bu değişime hep beraber sahip çıkmamız. Bölge ile ilgili önemli bir şey söylemek istiyorum. Silopi Organize Sanayi için iki yıllık bir çalışmamız var. Yer tespiti durumuna geldik. Ayrıca bir de tekstil kent projemiz var. Şırnak Valiliği bu konuda çok duyarlı ve destekleri de çok büyük. Bu projemizi gerçekleştirebildiğimiz takdirde, yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlanmış olacak. Bu da bölgenin ekonomik yönden kaderini değiştirecek bir atılım olacak.

“Irak’ta İlk 3’te Olan Markalarımız Var”

Ne zaman tamamlanması planlanıyor bu projenin?

Biz yer tespiti yaptıktan sonra, zaten hazine arazisi üzerine olacağı için çok hızlı bir sirkülasyon yaşanacak. Şu anda birçok firmamız yatırım yapmak için yer tahsisini bekliyor. Habur sınırımızdan yıllık olarak 10-12 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Ortadoğu’ya açılan çok büyük bir kapımız var. Ben o dönemde Şırnak Sanayi ve Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinden istifa edip milletvekili adayı oldum. Şimdi baktığımız zaman bölge halkı olarak biz bunun neresindeyiz diye düşünüyorum. İstanbul’dan yük geliyor, buradan ihraç ediliyor. Biz niye bu lojistik değerleri en alttan minimize edip buradan göndermeyelim? Şu anda halkımız bilinçlendi. Yaklaşık on yıldır yapı kimyasallarında üretim yapıyorum ve Irak’ta ilk 3’te olan markalarımız var. Bu çok önemli bizim için. Şu anda hem dışarıdan gelebilecek sermaye, hem de buradaki kendi dinamiklerimizi harekete geçirip fabrika kurabilecek birçok iş adamımız var. İnşallah yakın zamanda cevap alır halkımıza hizmet ederiz.

Kredi, yer tahsis etme gibi konularda bir devlet desteği söz konusu mu?

Şırnak bölgesi, Ekonomi Bakanlığı 6. bölgesi altında. Bu kapsamda yer tahsisi, sigorta desteği, faiz desteği gibi destekler söz konusu. Teşvik belgelerini çıkardığınız takdirde desteklerden yararlanabiliyorsunuz. Çok ciddi destekler var. Önemli olan bunları sistematik olarak hayata geçirebilmek.  Mesela bölgede Mardin, Şırnak, Siirt ve Batman’a destek olan DİKA dediğimiz Dicle Kalkınma Ajansı’mız var. Ayrıca Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’miz var.

 “İskenderun, Erbil, Kerkük Arasında Akaryakıt Taşımacılığı…”

Yurt içinde terörle alakalı istenmeyen hadiseler geçmişte daha fazlaydı. Günümüzde ciddi bir sıkıntı yaşamıyoruz ancak komşu ülkelerin kendi içinde yaşadığı ya da bizim komşu ülkelerle yaşadığımız sıkıntılar hâlâ söz konusu olabiliyor. Bu şartlar altında, hem nakliye, hem ihracat hem de ekonomik olarak bölgenin ihracatla birlikte taşıma potansiyelini nasıl görüyorsunuz?

Lojistik çok önemli bir iş kolu. Dorseciden lastikçiye, tamirciden akaryakıtına, buradan her tarafta harekete gidebilecek bir sektörden bahsediyoruz. Şimdi böylesi bir gücü harekete geçirmek için ne yapmak lazım diye düşünüyorum. Mesela İskenderun, Erbil veya Kerkük arasında akaryakıt taşımacılığı. Bunu hayata geçirdiğimiz zaman inanın hem sektörel bazda, hem de yeni lojistik filolarının büyümesi açısından çok hareketlenme olur. Ne var ki, bölgedeki istikrarsızlık, bizim lojistik firmalarında dengesiz büyümeye yol açıyor. Bir bakıyorsunuz 3-5 aylık bir bahar havası yaşanmaya başlanmışken bir anda 6 aylık durgunluk yaşanıyor. İster istemez iş adamlarımız ödemelerde zorluk çekiyor, araçları tekrar satmaya çalışırken yarı fiyatına bile alıcı bulamıyor. Maalesef Ortadoğu’ya komşu olmamızın verdiği bir handikap var. Bu bizi çok etkiliyor. Lojistikçilerin daha bilinçli olması lazım.

“Öz Eleştiri Yapmamız Lazım!”

Nasıl bir bilinçten söz ediyorsunuz?

Mesela şunu diyebilirim: çok aşırı bir araç alımı oldu. Bu yanlıştı. Biraz öz eleştiri yapmamız lazım. İş adamlarımızın ilerisi görememesinden kaynaklanan bazı şeyler olabiliyor. Örneğin altı aydır akaryakıt taşımacılığı çok iyi gidiyor, bakıyoruz ki kiralar çok iyi, hemen tüm yatırımımızı oraya yönlendiriyoruz. Daha temkinli olunması gerektiğini düşünüyorum. Anlık hissi duygularla hareket edilmemeli.

Bölgedeki lojistik firmaları açısından da durum böyle mi?

Şu anda durumumuz hiç iç açıcı değil fakat bir umut var. Bağdat hükümetiyle iyi ilişkiler olduğunu görüyoruz. Hem sosyal medyada, hem de görsel basında bunu takip ediyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Bu iyi ilişkilerin, ileriye dönük olumlu yönde yansıyacağına eminim. Bağdat ile Erbil arasında ekstra bir gümrük koymuşlardı. Yakın bir dönemde bunun kalkmasını bekliyoruz. Bu kalktığı anda ihraç mallarımıza talep daha da artacak. Daha uygun fiyatlara mal satabileceğiz. Çünkü Bağdat’tan Basra’ya gidinceye kadar malların maliyetleri yükseliyordu. Bu ortadan kalktığı zaman ister istemez önümüzün açılacak. Önümüzdeki günlerden daha umutluyuz.

Süleymaniye ile Kerkük arasında üç tane fabrika açıldı. Bunlar açıldıktan sonra, iş malının korunması gerekçesiyle bizim çimentoya vergiler arttı. Tabi ki ihracatımız biraz küçülmeye başladı fakat gıda ihracatımız devam ediyor.

Orda artan bir trend var mı gıdada?

Türk mallarına öteden beri bir sempati, bir rağbet var. Bunu iyi bir şekilde devam ettirmek lazım. Yalnızca buraya değil, ihracat rakamlarına baktığımız zaman dünyanın birçok yerine ihracat yapan bir ülkeyiz. Daha önce un ihracatımız çok yüksekti. Şu anda devletlerin, iç piyasadaki dengeleri korumak için uyguladığı bazı şeyler var. Bu konuda önümüzdeki süreci bekleyip ona göre adımlar atabiliriz diye düşünüyorum.

Önümüzdeki dönemde lojistik firmalarının, ihracatla da eş güdümlü olarak bir gelişme göstereceğini düşünüyor musunuz?

Kesinlikle. Fakat lojistikçiler olarak kendimize bir çeki düzen vermemiz lazım. Tedarik konusunda istediğimiz rakamlarda ve sonuçlarda olmadığımız için taşıma fiyatları da otomatikman düşüyor. Arz talep meselesi. Araç çok olduğu için de piyasada fiyatlar düşüyor. Özellikle dolar kurundaki gelişmeler ile beraber çok kötü durumlara düşen arkadaşlarımız oldu. İhracat artarsa talep doğal olarak lojistiğe da fazla olacağı için fiyatlarda da iyileşme olur. Kendi sektöründe de çok iyi duruma gelebilir insanlarımız. Ama bundan sonra daha temkinli olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Global markaların birçoğu Türkiye’de yapılanmış vaziyette ve uzun vadeli planları var. Türkiye pazarını o kadar güzel değerlendiriyorlar ki. Biz kendi içimizde ürküyor muyuz? Ya da onların mı gözü daha kara?

Bu firmalar kurumsal bir yapıya sahip. Biz henüz o kimliğe bürünemedik ki önümüzü gerelim. İran’da şu an Amerikan ambargosu uygulanıyor. İran’la çalışan pazar kapandı. Suriye bitti. Irak’ın ne olacağı belli değil. Evet, Türkiye bir köprü. Gerçekten diğer ülkelere gittiğimizde bunu çok iyi görebiliyorum. Kat ettiğiniz yabancı firmalar gerek şirket yönetimi, gerekse de üretim kapasitesi olarak bizden çok önde oldukları için aldıkları risk de ona göre olabiliyor.

Bu bölgedeki potansiyel ilerleyen zamanda daha da gelişecek diyebiliyor musunuz?

Kısa vadede belki sorunlarımız olabilir ama bu bölgenin geleceği kesinlikle çok parlak. Bununla ilgili hiç şüphem yok fakat bir sürdürülebilirlik yok. Mesela; Bağdat hükümetiyle Erbil hükümeti bir uyuşmazlığa düşüyor, biz tüm müşterilerimizi kaybetme riskiyle karşılaşıyoruz. Sektörel bazda zarar görmeye başlıyoruz. Şimdi bunların önümüzdeki süreçte daha iyi olacağını düşünüyorum. Yarın Suriye açıldığı zaman hem ihracatımız için hem de lojistik sektörü için yeni bir kapı olacak. Ürettiğimiz malları ne ile taşıyacağız? Araçlarımızla. Silopi’de günlük olarak Habur’dan 3 -4 bin araç giriş çıkışı yapılıyor.

Hep beraber bu ülkeye sahip çıkmamız lazım. Başka bir ülkemiz yok. Ülkemizi de insanımı da çok seviyoruz. İnşallah en kısa sürede üretim artar, lojistikçi arkadaşlarımız bunları taşır. Katma değeri yüksek ürünler üretir ve bunları dünya pazarına sunarız.

 

 

En güncel Motorsporları haberleri için sosyal medyada TRmotosports’u takip edin.

Facebook: https://www.facebook.com/TRmotosports
Twitter: https://twitter.com/TRmotosports
Instagram: https://instagram.com/trmotosports/
Linkedin: https://www.linkedin.com/company/trmotosports-com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir