McLaren’daki değişiklikler, neden sadece 2023 sıkıntılarıyla alakalı değil?

McLaren’daki değişiklikler, neden sadece 2023 sıkıntılarıyla alakalı değil?

 

 

. . .

Formula 1’de sık sık yeni bir aracın düşük performans göstermesinin ardından, onu bir araya getiren üst düzey teknik figürlerin takımdan ayrıldığı görülür.
Ancak McLaren’in durumunda, teknik direktör James Key’in görevden ayrılması ve yeni bir teknik yönetici ekibinin atanması uzun zamandır üzerinde çalışılan bir şeydi ve MCL60 piste çıkmadan haftalar önce çarklar bu yönde hareket etmeye başladı.
McLaren CEO’su Zak Brown, Perşembe günü değişiklikleri duyurdukları basın açıklamasında aynı şeyi ima etti.
Brown, “Teknik gelişimimizin, gridin önüne dönme hırsımıza yetecek kadar hızlı ilerlemediği bir süredir benim için açıktı.”
“Andrea ile tam bir incelemeyi tamamladıktan sonra, artık bu durumu tersine çevirmek için çarkları harekete geçirmek adına gereken tekrardan yapılandırmayı uygulayabildiğimiz için memnunum.” dedi.
Değişiklik kararının, McLaren’in durumu hakkında geçen yılın ortalarından bu yana alarm zillerinin çalmasına kadar uzandığı anlaşılıyor.
Ancak takım patronu Andreas Seidl’in geçen kış ayrılması ve yerine Andrea Stella’nın terfi etmesi, ihtiyaç duyulan değişimin ölçeğini vurgulayan türden derin bir incelemeyi beraberinde getirdi.
McLaren’in üst düzey yönetimi, takımın uzun vadeli geleceğine baktığında takımın 2021’den 2022’ye geçişte kaydettiği ilerleme eksikliğinin, işlerin yürütülme biçimindeki bazı doğal sorunları vurguladığını hissetti. Bu eksiklikler, takımın en son aracıyla doğrulanmış oldu.
Sonuç, McLaren’in 2019’dan 2020’ye geçişte inşa ettiği iyi platform sayesinde pek çok başarı elde ettiği, bu başarının eksikleri maskelediği yönünde oldu.

O araç, McLaren’in Renault motorundan Mercedes motoruna geçtiği, podyumlar ve hatta galibiyet için mücadele ettiği 2020-21 sezonlarında kullanıldı.
Bununla birlikte, o dönemdeki iyi form takımın organizasyonundaki zayıflıkları gizledi ve bu, 2022’nin başlangıcı için yeni kurallar dönemi gelene kadar netleşmedi.
Geçen sezon bu momentum durup McLaren daha da geride kaldığında ve yıl ilerledikçe gerçekten toparlanamadığında, takımın yapısı hakkında daha derin tartışmalar ortaya çıktı.
Bu, Key’in tek teknik direktör olarak olmasının doğru yaklaşım olup olmadığı ve Peter Prodromou gibi deneyimli figürlerden en iyi şekilde yararlanıp yararlanmadıkları sorularını gündeme getirdi.
Stella’nın ekibi gözden geçirmesiyle birlikte, özellikle McLaren’ın yeni rüzgar tüneli ve simülatöründen gelecek fırsatlardan en iyi şekilde yararlanması gerektiğini bildiğinden, daha geniş bir yenileme yapılması gerektiğine karar verildi.
Buna ek olarak, kış döneminde Stella’nın eski meslektaşı David Sanchez’in Ferrari’den kendilerine katılmakla ilgilendiğini anlaması üzerine bu plan harekete geçirildi.
Yönetim yapısı
McLaren’in tek bir teknik direktör yönetiminden uzaklaşma kararı da ilginç çünkü McLaren geçmişte çok sayıda yapı deneyen bir takım olmasıyla biliniyor.
Takım; Ron Dennis ve Martin Whitmarsh’ın görev yaptığı dönemde, geleneksel sorumluluk bölümlerinin daha geniş personel arasında dağıtıldığı, ünlü bir ‘matris’ yönetim sistemine sahipti.
Bu yapı, Brown ve Andreas Seidl’in gelişinin ardından 2019’da terk edildi.
Seidl o dönemde, “Ben her zaman basit, geleneksel ve net hiyerarşilerin dostu oldum.” demişti.
Üç teknik şefin olduğu bir sisteme geri dönmek, o döneme geri dönmek gibi görünebilir ancak McLaren, böyle bir planın şimdi çok daha mantıklı olduğunu düşünüyor.
Stella bir mühendislik geçmişinden geldiği için, bu yapılanmadaki durumları denetleyecek ve farklı bir şekilde yürütebilecek teknik bilgiye sahip.
Bu, kendi alanlarında üç uzmanın (araç konseptinde Sanchez, aerodinamikte Prodromou ve mühendislik ve tasarımda Neil Houldey) beraber çalışmasının, bütün bu alanlara odaklanmaya çalışan teknik yöneticiye sahip olmaktansa bir tüm olarak daha güçlü hale gelmesine yardımcı olacağı anlamına gelir.

Stella’nın yarış ekibiyle olan operasyonları söz konusu olduğunda sorumluluk bölümleri de net olacak. Piers Thynne’in yeni COO olarak terfisi, fabrikada destek sağlanmasına yardımcı olacak ve takım yarışlara gittiğinde uzaktayken, Woking’de her şeyin olabildiğince iyi çalışmasını sağlayacak.
McLaren’in son tekrardan yapılanmasının gerçek etkisi bir süre daha hissedilmeyebilir çünkü Sanchez, McLaren onun daha erken serbest bırakılması için Ferrari ile bir tür anlaşmaya varamadığı takdirde ancak 1 Ocak 2024’te takıma katılabilecek.
Ancak yeni rüzgar tüneli ve simülatörünün önümüzdeki birkaç ay içinde hizmete girmesi ve geleceğe hazır bir yapının artık yerleşmiş olmasıyla, takım için önümüzdeki birkaç yılın yol haritası en azından netleşmiş oldu.
McLaren, bu sezonu takımlar şampiyonasında 4. pozisyonda bitirmek, 2024’te podyumlar için mücadele etmek ve ardından 2025’te galibiyet için mücadele etmek istiyor.
Takım için, özellikle mevcut aracı için güncellemelerin gelmesini beklerken, kısa vadeli bazı sancılar olabilir ancak üst yönetim, hedeflerine ulaşmak artık ihtiyaç duyduğu yapılanmaya artık sahip olduğuna inanıyor.
Bu konu hakkında Brown, “Bu stratejik değişiklikler, takımın uzun vadeli başarısını garanti ediyor ve bunlar, McLaren’in kazandığı yıllara geri dönmesi için gerekli hamleler.”
“Artık insanlarımız ve altyapımızla her şey yerli yerinde. Heyecan verici yarışçı kadromuzla, McLaren’ın olması gereken yere geri dönmesini sağlamaya kararlıyım.” dedi.

 
tr.motorsport 

En güncel Motorsporları haberleri için sosyal medyada TRmotosports’u takip edin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir